Politika

DEMİRTAŞ SORDU, BAKAN MÜEZZİNOĞLU YANITLADI: "TAŞERON BU SENEDE BEKLEYECEK!.."

CHP Zonguldak Milletvekili TBMM Sağlık Aile Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu üyesi Ünal Demirtaş, Plan Bütçe Komisyonunda; 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi görüşmelerine katıldı..

Abone Ol
CHP Zonguldak Milletvekili TBMM Sağlık Aile Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu üyesi Ünal Demirtaş, Plan Bütçe Komisyonunda; 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi görüşmelerine katılarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na İşsizlikle mücadele, 2017 yılı Asgari Ücret miktarı, taşeron işçilerinin kadro sorunu, iş cinayetleri ile ilgili aşağıdaki soruları sordu.
 
İŞSİZLİK PATLADI, REKOR KIRDI
 
Demirtaş,  TÜİK Ağustos 2016 dönemi hane halkı iş gücü araştırması sonuçlarına göre dar tanımlı işsizlik bir önceki yıl ağustos ayına göre 435 bin kişi artarak 3 milyon 493 bine, yüzde olarak ise yüzde 11,3’e ulaşarak son beş yılın en yüksek işsizlik oranına ulaşıldığını, geniş tanımlı işsizlik oranının ise yüzde 19,4’e ulaşarak 6,5 milyona yükseldiği yani işsizliğin  patladığını, işsizlikte rekor kırıldığını,  şu anda 5 kişiden 1’inin işsiz olduğunu, 4 gençten 1’inin ve  3 kadından 1’nin de işsiz olduğunu,  işsizlikle mücadelede on dört yılın sonunda AKP’nin geldiği noktanın  tam bir fiyasko olduğunu belirterek,  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na işsizlikle mücadele edecek misiniz? İş arayan, mağdur olan bu 6,5 milyon işsizin derdine çare bulacak mısınız? İşsizliği bitirmek için neler yapıyorsunuz? İşsizin derdine çare bulmak için mi çalışıyorsunuz yoksa bir kişiye ısmarlama bir başkanlık koltuğunu ayarlamak için mi çalışıyorsunuz? sorularını sordu.
 
ASGARİ ÜCRET 1.700 LİRA
 
Demirtaş 6,5 milyon kişiyi ilgilendiren  asgari ücret ile ilgili CHP’nin asgari ücreti 1.500 lira olarak vaad ettiğini, bunun üzerine AKP’nin önce kaynak yokluğu’nu ileri sürmesine rağmen, CHP’nin zorlamasıyla asgari ücreti 1.300 tl.ye çıkardığını, eğer CHP iktidarda olsa idi asgari ücretin 1.700 liraya çıkacağını, açlık sınırının bile 1.400 liranın üzerinde olduğunu belirterek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na; asgari ücreti 1.700 TL’ye çıkarmak için bir çalışmanız var mı? Açlık sınırının üzerine çıkartma gibi bir durumunuz var mı? Buradan asgari ücretliye bir müjde verecek misiniz yoksa asgari ücretliye yine hüsran mı var? Yoksa asgari ücreti 1.700 TL’ye çıkarmaya çalışacağınıza bir kişiye ısmarlama bir başkanlık koltuğu ayarlamak için mi çalışıyorsunuz? sorularını sordu.
 
İPE UN SERİLİYOR
 
 Demirtaş, kamuda çalışan taşeron işçiler ile ilgili  CHP’nin yaklaşık 800 bin taşeron işçisini kadroya alacağı sözünü verince, AKP, CHP’nin zorlaması ile  kamudaki taşeron işçilerinin kadroya alınacağı sözünü verdiğini, 1 Kasım seçimlerinden sonra bir yıl geçmesine rağmen hâlâ taşeron işçilerini kadroya almadıklarını, taşeron işçiye karşı  ipe un serildiğini, belirterek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na; kamudaki taşeron işçilerini ne zaman kadroya alacaksınız yoksa taşeron işçilerini kadroya almaya çalışacağınıza bir kişiye özel ısmarlama bir başkanlık koltuğu ayarlamak için mi çalışıyorsunuz? Taşeron işçilerini başkanlık koltuğu için mi mağdur ediyorsunuz? sorularını sordu.
   
İŞ CİNAYETLERİ, ÖLÜMLER DURMUYOR  
                         
Demirtaş, iş kazalarının yüzde 98’nin öngörülebilir ve önlenebilir olduğunu, ancak AKP iktidarında, 31 Ekim 2016 tarihine kadar 18.067 işçi iş cinayetlerinde hayatını yitirdiğini,  73.500 işçinin  ise iş göremez hâle geldiğini, bu ağır bilançonun AKP  iktidarı devam ettiği sürece her geçen gün daha da ağırlaşmaya devam ettiğini,  iş cinayetlerinin,  ölümlerin durmadığını,  dört gün önce Siirt’in Şirvan ilçesinde bir maden faciası daha yaşandığını, 16 işçimizin özelleştirme, kâr hırsı, taşeronlaşma ve denetimsizlik yüzünden yaşamını yitirdiğini belirterek,  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na; iş cinayetlerini önlemek için bir çalışma yapıyor musunuz, Türkiye’deki iş cinayetlerini durdurmak için neler yapacaksınız? sorularını sordu. 
 
TAŞERON İŞÇİLER YENİ YILI BEKLEYECEK  
 
CHP Zonguldak  Milletvekili Ünal Demirtaş’ın soruları üzerine, Bakan Müezzinoğlu, işsizlikle mücadele etmek zorunda olduklarını,  1 milyon 250 bin gence iş bulmak zorunda olduklarını, kadınların da iş talepleri olduğunu, bunun için büyümeyi %5’in üzerine başarmak zorunda olduklarını, yaklaşık 340 bini Belediyelerde olmak üzere kamuda toplam 720 bin taşeron işçi çalıştığını, bu işçilerin kadroya alınması ile ilgili olarak ilk önce kamu personel reformu beklediklerini, ancak bu reformun çok uzun zaman alınacağını görmeleri üzerine taşeron işçileri ayrıca ele almaya karar verdiklerini belirterek, şimdi sistemimize bir ilave daha, taşeron ya da hizmet alımını getireceklerini,  en geç yıl sonuna kadar ya da yeni yılın başında gerekli açıklamaları yapabilecek duruma geleceklerini  umut ettiğini söylemiştir.
 
MUTLU DEĞİLİM AMA…
 
Asgari ücretin artışı ile ilgili soru üzerine ise Bakan Müezzinoğlu, asgari ücreti belirlerken hem işçileri hem de üretimi birlikte değerlendirmek zorunda olduklarını, sadece işçileri gözetmeleri halinde ekonominin krize sürüklenme riskinin ortaya çıkabileceğini ifade eden Müezzinoğlu, asgari ücretin bu gün geldiği noktadan mutlu musunuz? derseniz değilim, ama bunu şuraya çıkaralım derseniz bunun da mümkün olmadığını söylemek durumundayım, demiştir.  
 
Tam konuşma metinleri şöyle:
 
Evet, Sayın Demirtaş. 
 
ÜNAL DEMİRTAŞ (Zonguldak) – Teşekkür ederim Sayın Başkan. Sayın Bakan, değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar; çalışma yaşamında iktidarınızın çözemediği o kadar çok ve büyük yapısal sorun var ki hangi birinden başlayacağımı ben de bilemiyorum. TÜİK Ağustos 2016 dönemi T B M M Tutanak Hizmetleri Başkanlığı İncelenmemiş Tutanaktır Komisyon : Bütçe Tarih :21/11/2016 Saat :11.00 Kayıt: Bütçe Stenograf : Uzman : ………………. Sayfa: 29 hanehalkı iş gücü araştırması sonuçlarına göre dar tanımlı işsizlik bir önceki yıl ağustos ayına göre 435 bin kişi artarak 3 milyon 493 bine yükseldi. Yüzde olarak ise yüzde 11,3’e ulaşarak son beş yılın en yüksek işsizlik oranına ulaşıldı. Geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 19,4’e u laşarak 6,5 milyona yükseldi yani işsizlik patladı yani işsizlikte rekor kırdınız. Sayın Bakan, şu anda 5 kişiden 1’isi işsiz, işsizlik kadınlarda ve gençlerde çok daha fazla. 4 gençten 1’isi işsiz, 3 kadından 1’isi işsiz yani işsizlikle mücadelede on dört yılın sonunda iktidarınızın geldiği nokta tam bir fiyasko. Üstelik şu an ekonomik kriz derinleşerek devam ediyor, dolar 3,40 seviyelerinde rekor üzerine rekor kırıyor, bu da gösteriyor ki mevcut iflaslara yeni iflaslar eklenecek ve işsizlik çok daha fazla artacak. Çalışanlar işsiz kalacak, işsizlik aynen dolar kuru gibi rekorlar kıracak. Siz de biliyorsunuz ki her gün binlerce vatandaşımız iş umuduyla iktidar muhalefet ayrımı yapmaksızın tüm milletvekillerinin kapısını çalıyor. Peki, Sayın Bakan, işsizlikl e mücadele edecek misiniz? İş arayan, mağdur olan bu 6,5 milyon işsizin derdine çare bulacak mısınız? İşsizliği bitirmek için neler yapıyorsunuz? İşsizin derdine çare bulmak için mi çalışıyorsunuz yoksa bir kişiye ısmarlama bir başkanlık koltuğunu ayarlamak için mi çalışıyorsunuz? Sayın Bakan, çalışma yaşamının bir başka gündemdeki konusu ise asgari ücret, 6,5 milyon kişiyi ilgilendiriyor. Bakın, Cumhuriyet Halk Partisi asgari ücreti 1.500 lira olarak vadedince siz önce “Kaynak yok, kaynak yok.” diyordunuz, sonra da ikinci seçimde Cumhuriyet Halk Partisinin zorlamasıyla da olsa asgari ücreti 1.300 lira olarak vadettiniz ve 1.300 TL olarak yapmak zorunda kaldınız. Demek ki kaynak varmış, yetersiz ama sözünüzü tuttunuz. Eğer CHP iktidarda olsaydı şu anda Sayın Bakan asgari ücret 1.500 liraydı, yıl başından sonra ise en az 1.700 TL olacaktı. Asgari ücreti 1.700 TL’ye çıkarmak için bir çalışmanız var mı? Yoksulluk sınırını açlık sınırının üzerine çıkartma gibi bir şeyiniz var mı? Buradan asgari ücretliye bir müj de verecek misiniz yoksa asgari ücretliye yine hüsran mı var? Yoksa asgari ücreti 1.700 TL’ye çıkarmaya çalışacağınıza bir kişiye ısmarlama bir başkanlık koltuğu ayarlamak için mi çalışıyorsunuz? Sayın Bakan, Cumhuriyet Halk Partisi yine kamuda çalışan yaklaşık 800 bin taşeron işçisini kadroya alacağı sözünü verince saray darbesiyle görevden azledilen devrik Başbakanınız Sayın Ahmet Davutoğlu da kamudaki taşeron işçilerinin kadroya alınacağı sözünü verdi. 
 
1 Kasım seçimlerinden sonra bir yıl geçti, siz hâlâ taşeron işçilerini kadroya almadınız. Açıklamalarınıza bakıyorum Sayın Bakan, “Yıl başından sonra.” diyorsunuz yani hâlâ ipe un seriliyor. Kamudaki taşeron işçilerini ne zaman kadroya alacaksınız yoksa taşeron işçilerini kadroya almaya çalışacağınıza bir kişiye özel ısmarlama bir başkanlık koltuğu ayarlamak için mi çalışıyorsunuz? Taşeron işçilerini başkanlık koltuğu için mi mağdur ediyorsunuz? Sayın Bakan, iş kazalarının yüzde 98’i öngörülebilir ve önlenebilir. Ancak maalesef iş cinayetleri ülkemizin kana yan bir yarasıdır. Sizin iktidarınızın kanattığı ağır ve büyük bir yaradır. İktidara geldiğiniz 2002 yılından 31 Ekim 2016 tarihine kadar 18.067 işçi iş cinayetlerinde hayatını yitirdi. 73.500 işçi ise iş göremez hâle geldi. 2016 yılının ilk on ayında iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçi sayısı 1.596’dır. T B M M Tutanak Hizmetleri Başkanlığı İncelenmemiş Tutanaktır Komisyon : Bütçe Tarih :21/11/2016 Saat :11.00 Kayıt: Bütçe Stenograf : Uzman : ………………. Sayfa: 30 (Oturum Başkanlığına Başkan Vekili Mehmet Şükrü Erdinç geçti) BAŞKAN – Sayın Demirtaş, süreniz bitti, son cümlelerinizi alalım. 
 
ÜNAL DEMİRTAŞ (Zonguldak) – Tamamlayayım. 
 
BAŞKAN – Son bir dakikada toparlarsanız, buyurun. ÜNAL DEMİRTAŞ (Zonguldak) – Tamam, toparlıyorum. İş cinayetlerinde Avrupa 1’incisiyiz, dünya 3’üncüsüyüz. İç savaşta bile bu kadar kişinin yaşamını yitirmesi ve iş göremez hâle gelmesi mümkün değil ve bu ağır bilanço iktidarınız devam ettiği sürece her geçen gün daha da ağırlaşmaya devam ediyor. Geçen sene Sayın Bakan, sizden önceki Bakana bunları anlattık, önlem alın, iş cinayetlerini durdurun dedik ama iş cinayetlerinin önlenmesi için hiçbir çözüm üretmedi. İş cinayetleri ölümle durmuyor. Bakın bu sene yine aynı şeyleri konuşuyoruz, daha dört gün önce Siirt’in Şirvan ilçesinde bir maden faciası daha yaşandı, bu sizin döneminizde kaçıncı maden faciası? 16 işçimiz özelleştirme, kâr hırsı, taşeronlaşma ve denetimsizlik yüzünden yaşamını yitirdi ve 10 işçi hâlâ toprak altında. Sayın Bakan iş cinayetlerini önlemek için bir çalışma yapıyor musunuz, Türkiye’deki iş cinayetlerini durdurmak için neler yapacaksınız? BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Demirtaş.
  
ÜNAL DEMİRTAŞ (Zonguldak) – Sayın Bakan, asgari ücretle ilgili, kıdem tazminatıyla ilgili bir değerlendirme yapmadınız, milyonlarca insan bekliyor. 
  
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MEHMET MÜEZZİNOĞLU (Bursa) – Değerli arkadaşlar, tabii, asgari ücretle ilgili geçen yıl yaptığımız ve bu yıl da, 1.300 liranın altında kalanların 1.300’e tamamlanmasına önümüzdeki yıl da yine devam edeceğimizi, burada işverenin dinamiklerinin aksamaması için de yine Maliyenin desteklemesi önümüzdeki yıl da devam edecek, ama burada bir taraftan istihdamın dinamiklerini teşvik ederken, istihdamın hak ve hukukunu daha iyi noktaya taşırken, dünyanın ve ülkemizin yaşadığı süreçleri de görmezlikten gelirsek, bir tünele ve bir krize ülkemizi çok hızla sürüklemiş oluruz. Şu anda son bir, bir buçuk yıla baktığımızda terörle olağanüstü bir mücadele, Rusya’yla yaklaşık yedi, sekiz ay yaşanan olağanüstü bir kriz süreci, yine 15 Temmuzda darbe girişimi, bütün bunlar ülkemizi dar bir tünele, zor bir sürece soktu. Dolayısıyla, daha iyinin peşinde mutlaka hep beraber koşmalıyız, ama mevcudu korumadan veya mevcut dun dinamiklerini zora sokarak, bunu da görmeden bir krize ülkeyi sürüklersek, o zaman bunun bedelini yine hep beraber öderiz. Belki siyaseten AK PARTİ öder ama milletin ödediği her bedel esasında siyasetin de ödediği bir bedel olur. O nedenle, krize sürüklemeden, istihdam alanlarını daraltmadan, istihdamın hak ve hukukunu koruyan, ama bir taraftan da yeni istihdam alanlarını oluşturacak süreçleri iktidar olarak iyi yönetmemiz lazım. Dolayısıyla, “Asgari ücretin bugün geldiği noktadan mutlu musunuz, memnun musunuz?” diye bir soru sorarsanız, değilim, ama “Bunu şuraya çıkarabilir misiniz?” dediğinizde de çıkarılabilirliğini görmediğimi ifade etmek isterim. Dolayısıyla, burada iktidar olarak gönlümüzün istediğini değil, yapabileceğimizin iyisini yapmak durumundayız. Tabii, emeklilerimizle ilgili, yine, böyle rakamlara, “2002 şuydu, 2016 bu oldu, asgari ücret 2002’de buydu, 2016’da bu oldu.” diye baktığımızda, bizim çok mutlu olduğumuz başarı oranları var, ama “Bugünkü rakamlardan mutlu musunuz?” diye sorduğunuzda, hayır, değilim. Yani 2002’den bugüne getirme başarısı önemli bir başarı, ama gelinen nokta yeterli mi? Gelinen nokta yeterli değil, daha iyi noktaya götürebilmek için de hep beraber, sizlerin katkılarını da değerlendirerek, desteklerinizi alarak, ama yapabileceğimizin en iyisini yapma gibi bir sorumluluğumuz var, hesabı da neticede yeri gelecek burada size, Meclise, ama günü gelecek vatandaşımıza da vereceğiz. 
 
Tabii, diğer bir konu, belki genelde atladım onu, kıdem tazminatı. Arkadaşlar, kıdem tazminatı, Türkiye'de 1975’te yasal düzenleme yapılırken, yasa koyucu böyle bir fonun kurulmasında yarar olduğunu ifade etmiş, ama kırk bir yıl sonra hâlâ konuşur noktadayız. Şu anda kıdem tazminatından istifade eden ki sizler de defaatle söylediniz, sendikacılık ta geldiğimiz nokta, esasında rakamlar yine yüzde 17’ler, 18’ler denilebilir. Bu anlamda, burada da yine ideal, iyi bir noktada olmadığımız, ama kıdem tazminatından istifade eden yalnız sendikalı işçilerimizse ve diğerleri de yüzde 80, 85 gibi bir oranda, bizim yaptığımız, Bakanlığın yaptığı bir çalışmada sendikasız işçilerin kıdem tazminatından istifade edebilme oranı yüzde 16’larda, yüzde 84’ü kıdem tazminatından neredeyse hiç gündemine bile alınmadan gidiyor. O zaman, bizim sağlıklı bir fon, iyi yönetil ebilir bir fon, işverenin de ne verdiğini bildiği ve “Beş yıl, on yıl sonra önüme ne çıkacak?” korkusunu yaşamadığı, çalışanın hak ve hukukunu koruyan, alın teri üç günse üç gününü, üç yılsa üç yıl, on yılsa, on beş yılsa, neyse bütün bu alın terinin hak ve hukukunu koruduğu bir kıdem tazminatı fonuyla ilgili çalışmaları paydaşlarla değerlendirme içindeyiz, ama “Sendikalarımızın tamamı karşı.” demeniz, tamamını nasıl olur da taraf yaparız çalışmasını da başarmamız lazım, çünkü sendikalarımızın tamamının karşı olmasıyla biz burada tıkanırsak, sendikasız yüzde 80’lik kitlenin hak ve hukukunu da gözardı etmiş oluruz. 
 
Dolayısıyla, burada, çalışanlarımızın tamamının alın terinin, hak ve hukukunun korunabileceği bir yapının mücadelesini, sendikalarımızı da işin içine katarak, işvereni ve devleti de işin içine katarak başarabilmeliyiz. O nedenle, bu süreç, yine, bizim için başarmamız gereken, zorlukları olan, ama özellikle bu tarafa söylüyorum, muhalefet olarak da kalıcı çözüme katkılarınızı, reel katkılarınızı beklediğimizi de ifade etmek istiyorum.


Haber : 

Abone Ol