Baronlar nerede ?
Uyuşturucu gözaltları sürüyor. Gözaltların belirli aralıklarla sürmesi, gözaltı-itiraf-gözaltı döngüsüyle ilgili.
Gözaltına alınan, sorgusunda başka isimler veriyor, savcılık onları da gözaltına alıyor.
Uyuşturucu kullanmak, temin etmek, satmak ve üretmek TCK’nına göre suç çünkü. Polis-adliye görevini yapıyor.
Uyuşturucu gözaltlarının daha çok tanınmış kişileri kapsamasının nedeni herhalde “sosyetik” tabir edilen çevrelerde uyuşturucu kullanımının yaygın olmasıyla ilgili. Uyuşturucuların pahalı maddeler olduğu biliniyor.
Uyuşturucu olaylarına çeşitli açılardan yaklaşanlar var, hatta “siyasi” ölçü bile kullanılıyor, zamanlama üzerinde duruluyor. Belirli çevrelerin hedef alındığı yazılıp-çiziliyor…
Ama bu arada şu unutuluyor:
Gözaltına alınanların çoğunun adli tıptaki testleri “pozitif” çıkıyor, yani uyuşturucu kullandıkları tescil ediliyor.
Bu durumda bunlar hakkında gözaltı ve tutuklama gibi, ayrıca yargılama gibi yollara başvurulması doğal değil midir ?
Burada önemli olan süreç içindeki kullanıcı- satan-üretici zincirinin tümüyle açığa çıkartılmasıdır. Operasyonlar kullanıcı düzeyinde kaldığı sürece çok şey ifadeetmez.
Şu an halk kitleleri, soruşturmaların uyuşturucu baronlarını ortaya çıkartacak bir derinliğe kavuşturulup kavuşturulmadığını merak ediyor.
Bakalım…
**
Diğer yandan bahis soruşturması da genişliyor; hakemlerin, futbolcuların, kulüp yöneticilerinin yanısıra son olarak bir TFF görevlisinin de gözaltına alınması, suç ağının ne kadar geniş ve derin olduğunu gösteriyor.
Umarız bu işin de üzerine sonuna kadar gidilir.
Yeni Ufuk
Haber :