Devrim Nedir

Yazıya devrimin ne olmadığını belirterek baÅŸlayalım. Devrim; “Konya’ya yol getirmek” deÄŸildir.
BaÅŸbakan, Konya’da ki konuÅŸmasında; Hopa’da asılan ve bir devrimci öÄŸretmenin ölümüyle sonuçlanan olayların nedeni olarak gösterilen, “Tek yol sokak- Tek yol Devrim” afiÅŸine atıfta bulunarak; her zamanki aÅŸağılayıcı üslubuyla; “Devrim, Konya’ya yol getirmektir.” Buyurdu. Böylece, her konuda bilge olan(!) BaÅŸbakan, devrim konusundaki bilgeliÄŸini de, üstün bir demagojiyle ispat ederek(!) literatüre yeni bir tanım eklemiÅŸ oldu. BaÅŸbakanın bu “devrim” tanımına elbetteki; yaÅŸadığımız ülke gerçeklerinden hareketle bizimde halk olarak diyeceklerimiz vardır.
 Devrim; Konya’ya yol getirmek, yol getirmek adına, kasalarınızı, borsalarınızı doldurmak deÄŸil. Devrim, yüzde doksan dokuzu Müslüman(!) olan bir ülkede, yüzde doksan sekizi yandaÅŸ ve din kardeÅŸ olan taÅŸeronların çalıştırdığı; çoÄŸu çalışanını, aynı secdeye baÅŸ koyduÄŸu insanlardan bilinçli olarak seçtiÄŸi emekçileri, “girdi-çıktı” hilesi ile kandırıp haklarını gasp etmelerini ortadan kaldırmaktır. Yani, taÅŸeronluk sisteminizi yıkmaktır.
Devrim, emekçi halka din iman telkin ederken, kendileri için han hamam edinenlerin, riyakarlığını suratlarına vurmaktır. Bu anlamda devrim; YimpaÅŸ, Kombassan, Deniz Feneri gibi hırsızlık ÅŸebekesi ÅŸirket ve kurumların; emekçilerden çaldıklarıyla elde ettikleri zırhlı araçlarında ve tanımsız rahatlıklardaki konutlarında sürdürdükleri saltanatlara son vermektir.
Devrim; Bir avuç iÅŸbirlikçi sömürücünün, küçük menfaatleri için, halkın mallarının yabancılara özelleÅŸtirme adına peÅŸkeÅŸ çekilmesine dur demek, o ÅŸirketlerin ellerinden halkın mallarını, tekrar geri alıp, halka vermektir.
Devrim;  Egemenlerin, ülkeden kaçırıp yabancı memleketlerin bankalarına doldurdukları servetlere halk adına el koymaktır.
Devrim; sultanlığa, padiÅŸahlığa soyunanların çocuklarının, ülke kaynaklarının talanından elde ettikleri paylarla, yabancı ülkelerde mal mülk edinmeleri gerçeÄŸinin hesabını sormaktır. İşte devrim bu dur. Halkın kendisinin olanı geri almasıdır. Devrim; zalimlerin zülüm düzenine son vermektir. Zalimlerin, zülüm yapan bütün kurumlarını dağıtmaktır.
Egemenlerin, devrim sözcüÄŸünden korkmasının temel nedeni de iÅŸte budur. Egemenler, bu nedenle saldırırlar “devrim” sözcüÄŸüne. Bu nedenle halkın üzerinde bombalar patlatır, kurÅŸunlar yaÄŸdırır, bu nedenle devrimcileri iÅŸkencelere tabi tutarlar, tutuklarlar, mahpuslara atarlar.. Bu nedenle kan beyinlerine gider egemenlerin, beyin kanaması olup felç olmaya baÅŸlarlar..
İşte bu nedenle korkuyorlar, sömürgenler, kemirgenler, böcekler. Bu nedenle saldırıyorlar. Bu nedenle ağızlarından çıkanı kulakları duymayacak hale geliyorlar. Elbette saldıracaklar soygun ve sömürü düzenleri adına, isyan eden halka. Onların temel politikası saldırı, katliam ve yalanlar üzerine kuruludur. Korkutup sindirerek teslim almak için yaparlar bütün yaptıklarını. Böylelikle çoÄŸaltırlar ÅŸirketlerini. Böyle sömürürler, aynı secdeye baÅŸ koydukları insanları. Demokrasi vaizlerini, balkonlardan dillendirirken, sözlerinin arasına; “Sulh ile uslanmayanın hakkı kötektir.” Sözünü yerleÅŸtirerek asıl amaçlarını açık etmekten geri durmazlar. Onlar, korkudan sinmiÅŸ, tepkisiz, duyarsız, sessiz soluksuz bir halkı idare edebilme yeteneÄŸinden baÅŸka bir becerileri olmadığı için; bütün enerjilerini böyle bir halk yaratmak için harcarlar. Ve emekçi halkın en güzel sözcüÄŸü olan devrimin içini boÅŸaltarak demagojik tanımlar yaparlar.
Elbetteki emekçi halk, haklarına ve sözcüklerine sahip çıkarak, devrimin ne olduÄŸunu onlara anlatacaktır. Ve diyecektir ki;
Devrim, kurulu olan soygun ve sömürü düzeninizi ortadan kaldırmaktır. Devrim alın teri kurumadan emekçilerin hakkını almasını saÄŸlamaktır. Devrim kul hakkının hesabını ahrette deÄŸil, beÅŸeri dünyada sormaktır.
Devrim; tüyü bitmemiÅŸ yetim hakkı edebiyatı yaparak; emperyalistlerle ortaklık yapıp, tüyü bitmemiÅŸ yetimlerin haklarını yiyenlerden hesap sormaktır. Zavallı insanları kandırıp, elde edilen haksız kazançlarla çamlıca tepelerinde, içerisinde at koÅŸturulan “malikanelerde” oturanlardan, yabancı devletlerde “villa ev”ler satın alıp kendilerini garantiye alanlardan hesap sormaktır.
Sözün özü devrim; soygun ve sömürü düzeninin bütün baskıcı ve soyguncu kurumlarını  dağıtarak, onun yerine; emekçi halkın, yaÅŸayabileceÄŸi saÄŸlıklı bir çevrede; doÄŸusuyla, batısıyla; kuzeyi ve güneyi ile geçim ve gelecek endiÅŸeleri olmadan; özgürlük, barış ve kardeÅŸlik duyguları içerisinde, bir arada yaÅŸaya bileceÄŸi bir dünya, bir düzen düÅŸlemek, ve bu düÅŸ için mücadele etmektir